İllüstrasyon: Akbar Nemati
Zonguldak Fen Lisesi 10.sınıf öğrencisi Doğuş Kökarttı, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca düzenlenen Nevruz konulu kompozisyon yarışmasının birincisi oldu. Bugün Nevruz başlıklı yapıtıyla birincilik ödülünü kazanan öğrencimiz, ödülünü 21 Mart 2010 tarihinde Ankara'da yapılacak olan törende alacak.
İşte Doğuş Kökarttı'nın birincilik ödülünü kazanan kompozisyonu:
BUGÜN NEVRUZ
Demirden bulutlar sarmış gökyüzünü. Geçit vermez, yol vermez maviliklere. Tutsak olmuş sevgiler dağların arasında fakat umutlar hep özgür, hep bir adım önde. Eller uzandı demir dağların arasından birbirine yürekler birleşti. Yılmadı, yorulmadı geceler, gündüzler. Eller sımsıkı kenetlendi. Direnmedi demir dağlar kardeş olmanın, birlik olmanın gücüne. Eridi mum gibi.Açıldı gökyüzü,açıldı mavilikler.
Atalarımız tutsaklıktan kurtuldu. Birlik ve beraberliğin demirden dağları eritebileceğini göklere yazdırdılar. Bize miras bıraktılar. Şimdi güneş altın saçlarını uzatır özgürlüğe, kardeşliğe. Mor menekşeler, papatyalar, gelincikler sarılmış birbirine özgürlük, kardeşlik türküleri söylerler.
Hey… Daha ne durursunuz evlerde? Bugün bayramımız, şenliğimiz var. Haber edin dört bir yana Toprak Ana, en güzel elbisesini giyindi. Sevgiye, barışa hoşgörüye uyandı uzun kış uykusundan. Cemre toprağa düştü.Bolluk,bereket sardı ki her yeri kuşlar, çiçekler neşe içinde. Kelebeklerin kanatlarında Uğur böcekleri çiçeklerle söyleşirler. Ovalar el emeği halı gibi nakış nakış, eteklerinde sarı, yeşil, mor çiçekler. Ya rüzgarın sesi? Bebelere söylenen ninni gibi.
Gülsüm ana, durur mu kapalı pencerelerin ardında? Torunlarını salmış önüne yalınayak bir elinde bohçası şenliğe gelir. Çöreklerinin mis kokusu da karşı köylere ulaşır. Bütün köyler bahara, kardeşliğe, sevgiye yürür. Gülsüm Ana, sen çok yaşa. Sen olmazsan tatsız, tuzsuz olur bu dünya.
Ayşe gelin, sakın unutma gelirken boyalı suda pişirdiğin yumurtaları da getir. Çocuklara dağıtalım. Çocukların düşleri renkli renkli çiçek kokan. Şeker, leblebi, lokum da al yanına. Çocuklar gülsün, oynasın, sevinsin bayramı yaşasınlar.
Ozan Emmi, sazın da ne güzel türkü söyler. Her telinde Anadolu’muzun sesi, nefesi.Oyalı yazmalarıyla köyün genç kızları çeşme başında su doldururlar. Hem de dilek tutarlar sevdiklerine. Köyün delikanlıları yaklaşamaz çeşme başına. Deli deli atar yürekleri sessizce
Çal Ozan Emmi, çal. Hep birlikte barışa, kardeşliği seslenelim. El ele uzatıp memleketimizi gezelim. Kulak ver hele Karadeniz’den gelen kemençenin sesine Karadeniz halkı hep birlikte horon teperler. Anadolu’nun ovalarından gelen davul zurna sesi elleri, yürekleri birleştirir halay çekerler. Çayda çıra yanar Harput’un dağlarında sevdalara bahar gelir. Çiftetelli oynar Zonguldak’ın kızları. Kömür gözlü erkekleri onlara eşlik eder.
Ozan Emmi, kardeşlikten, dostluktan öte ne gelir? Bir dilim ekmeğimizi bölüşürken açan çiçekler hiç solar mı yüreklerden? Bak hele barış ve kardeşlik çoktan Toprak Ana’yı kucakladı bayram yapıyor.
Gülsüm Ana bizi bekler. Ayşe gelin bebesine ağaçların dallarında salıncak kurmuş gülüşüne güller katıyor bebenin. Yumurtasını çatlatan kuşlar nasıl da kanat çırpar hiç yorulmadan uçarlar. Onlar mavi göklerin sevgilisi bize unuttuğumuz dostları hatırlatırlar. Osman Emmi’de yetişti. Hasta yatağından kalkıp geldi. Hastalık ne ki Osman Emmi’ye uzattı ellerini sevgiye, kardeşliği.
Çocuklar koştu, oynadı, yuvarlandı. Büyüklerde ip atladı, salıncak sallandılar. Baharın o muhteşem coşkusuna katıldık hep birlikte. Hey… Beni unuttunuz bekleyin hele müjdem var hepinize. Sarı inek sonunda buzağıladı. Hem de dışı bir buzağı. Bembeyaz derisinin üstünde büyük barı benekleri çiçekler gibi duruyor. Kokladıkça açıyor. Evimiz bolluk, berekete kavuştu. Buzağına adını çiçek koyduk. Sarı inek buzağıyla bahara, sevgiye hoş geldin diyor. Hoş geldin çiçek buzağı bize sevgi, umut getirdin.
Acıktık Gülsüm Ana. Serin bohçaları gelinler, kızlar. Delikanlılar su getirsin çeşmeden. Onların da tutacak dilekleri vardır. Emine Teyze’nin ıspanaklı böreğinden bana da uzatın. Bir bardak ayran alayım soğuk. Ayşe gelin, küçücük bebenle sarı burmaları ne güzel de açmışsın. Yufkaların arasına koyduğun bulgurda mis gibi kokar. Şeker, leblebi, lokum verin çocuklara. Elinize sağlık analar, bacılar
Hoş geldin bahar bolluk, bereket, sevgi getirdin bize. Elini uzattın kardeşçe aşımızı, ekmeğimizi bölüştük seninle. Halay başını Gülsüm Ana çeker. Eller yürekler birleşir. Osman Emmi, bastonuyla atlar özgürlük ateşinden dostluk, sevgi, umut yayılır alevlerden göklere.
Toprak Ana, bizi gene bağrına bastın. Karşılıksız hiçbir şey beklemeden. Bize sevgiden, dostluktan, kardeşlikten öte güneş doğmadığını hatırlattın. Teşekkürler Toprak Ana seni çok seviyoruz.
Uzat elini arkadaş dostluğu, kardeşliğe koşalım. Özgürlüğe, barışa koşalım. Sevgiye, umuda koşalım. Çünkü BUGÜN NEVRUZ bayramı.


